E-Barobirlik Dergisi Sayı 78

MAKALE barobirlik 69 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’na tabi aday çırak, çırak, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, staja tabi olanlar, üniversitelerde kısmi zamanlı çalışan öğrenciler, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca vazife malulleri, Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler, yurt dışındaki iş yerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçiler) ile Ek 5. maddenin 4. fıkrası uyarınca tarım ve orman işlerinde iş sözleşmesi ile süreksiz olarak çalışanlar ile sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışanlar da bu kanun kapsamında meslek hastalığı sigortasından yararlandırılmaktadır. İş sözleşmesi ile bağlı çalışanlar bakımından [5510 sayılı Kanun m. 4/I(a)] sigortalının çalışmaya başlaması yeterli olup işverenin iş yerini bildirmemesi veya sigortalının işe giriş bildirgesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmemesi, meslek hastalığına bağlı olarak verilecek yardımların verilmesine engel teşkil etmemektedir.11 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda 4/I(c) bendine tabi kamu görevlileri ise meslek hastalığı sigortasına dahil edilmemişlerdir. Zira SSGSSK m. 4/IV uyarınca kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümlerinin m. 4/I(c)’liler için uygulanamayacağı, hükme bağlanmıştır, zira bu kimseler 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun yürürlükteki hükümlerine tabidirler.12 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 6. maddesinde sayılan kimselerin sigortalı sayılmaması ise sosyal güvenliğin temel ilkelerinden koruma ilkesi gereği doğru görülmemektedir.13 Kanaati11 Marmara Coşan, a.g.e., s. 34; Sönmez, a.g.e., s. 15; Tuncay, Ekmekçi, a.g.e., s. 394. 12 Tuncay, Ekmekçi, a.g.e., s. 393. 13 Ayşe Ledün Akdeniz, Sosyal Güvenlik Hukukunda mizce de kanunda böyle bir ayrımın yapılması ne sosyal koruma ilkesine ne de anayasal çerçevede sosyal devlet ve eşitlik ilkesine uygun düşmektedir. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “sigortalılık”, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun ise “çalışan” esaslı olması, kişilerin meslek hastalığına karşı korunması ile meslek hastalığı durumunda sigortalıya veya hak sahiplerine yardımda bulunulması hâllerini birbirinden ayırmaktadır. 5510 sayılı SSGSSK’da amaç zararın giderimi iken 6331 sayılı İSGK’da amaç çalışanın ortaya çıkabilecek riskten korunması, riskin önlenmesidir. Bu çerçevede tüm çalışanlar meslek hastalığı riskine karşı korunmakta iken bu riskin gerçekleşmesi durumunda yardıma hak kazanabilecek kişiler yalnızca sigortalılardır.14 C. SİGORTALININ RUHEN VEYA BEDENEN BİR ZARARA UĞRAMASI İş ve sosyal güvenlik hukuku çerçevesinde meslek hastalığından söz edilebilmesi için aranan şartlardan biri de sigortalının bedensel veya ruhsal bir zarara uğraması veya ölmesidir. Her ne kadar 5510 sayılı Kanun’un 14. maddesinde ve istisnai maddeler haricinde mülga 506 sayılı Kanun (Sosyal Sigortalar Kanunu) m. 11/B’de meslek hastalığı, “geçici veya sürekli nitelikteki bedensel veya ruhsal engellilik hâlleri” olarak tarif edilse de Kanun’un 20/I. maddesi gereğince meslek hastalığı nedeniyle ölen sigortalının yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı bağlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu sebeple sigortalının ruhen veya bedenen bir zarara uğramasının yanında ölümü hâlinin de Meslek Hastalığı Kavramı, (Yüksek Lisans Tezi), Danışman Ömer Ekmekçi, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2012, , s. 55, https://tez.yok.gov.tr (erişim tarihi 18.05.2021); Sönmez, a.g.e., s. 15. 14 Sönmez, a.g.e., s. 8. meslek hastalığının bir unsuru olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte ruhen oluşan zararların tespitinin güç olduğu, psikolojik rahatsızlığın yürütülen işin veya işin yürütüldüğü iş yerinin niteliği veya koşullarından mı kaynaklandığı meselesi ise illiyet bağına ilişkin bir meseledir.15 Sigortalının bedenen veya ruhen zarara uğraması koşulu, sigorta kolu kapsamında ödenecek yardımların bir ön koşulunu oluşturmaktadır. Meydana gelen zararın Sosyal Güvenlik Kurumunca ödeme yapılmasın sağlayacak öneme ve dereceye ulaşmaması hâlinde ortada bir meslek hastalığının varlığından söz edilemez.16 Ç. HASTALIK VEYA ENGELLİLİK HÂLİNİN BELİRLİ BİR ZAMAN DİLİMİ İÇİNDE MEYDANA GELMESİ Meslek hastalığı, tanımından da anlaşılacağı üzere, tekrarlanan bir durumdan kaynaklanan hâllerdir. Bir diğer ifadeyle meslek hastalığı, işin nitelik ve yürütüm şartları sonucu ya da iş yeri şartları sebebiyle yavaş yavaş etkisini gösteren ve zamanla ortaya çıkan sağlık bozulmasıdır. Bu durum meslek hastalığını iş kazasından ayıran en önemli unsurdur. Zira iş kazasında aniden ve beklenmedik şekilde bir durum meydana gelmekte iken meslek hastalığında belirli bir süreçten bahsedilmektedir. Bununla birlikte çalışmanın devam ettiği esnada hastalığın ortaya çıkması için herhangi bir asgari süre öngörülmemiştir.17 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 3/1, l’de meslek hastalığı için mesleki risklere maruziyet şartı aranmakta olup bu maruziyetin ne şekilde olduğuna yönelik bir açıklama bulunmamaktadır. “maruziyet”ten an15 Akdeniz, a.g.e., s. 64; İşçi, a.g.e., s. 85; Marmara Coşan, a.g.e, s. 36. Yener, a.g.m., s. 542. 16 İşçi, a.g.e., s. 84; Sönmez, a.g.e., s. 22. 17 Tuncay, Ekmekçi, a.g.e., s. 417.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1