MAKALE barobirlik 68 ruhsal veya bedensel engellilik hâlleri” olarak hüküm altına alınmıştır. Kanunun tanımından da anlaşılacağı üzere meslek hastalığı, iş yeri ortamında bulunan faktörlerin de etkisi ile meydana gelen hastalıkların ortak adıdır.1 Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) belgelerinde de meslek hastalığının, esas olarak, işin yürütülmesinden kaynaklanan risk faktörüne maruz kalmanın sonucunda meydana geldiği, diğer bir deyişle iş-hastalık ilişkisinden kaynaklandığı ve zararlı bir etkenle insan vücudu arasında çalışılan işe özgü bir etki-tepki ilişkisinin ortaya konduğu hastalıklar grubunun meslek hastalığı sayılabileceği ifade edilmiştir.2 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (İSGK) m. 3/1, l uyarınca “mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalıklar” meslek hastalığı olarak tanımlanmıştır. Meslek hastalığının 6331 sayılı Kanun’da mesleki riskler esas alınarak tanımlanması, söz konusu kanundaki “meslek” kavramının belirsizliği nedeniyle meslek hastalığının sınırlarını genişletmekte ise de bu durum meslek hastalığı sigortasından yararlanma koşullarını etkilememektedir.3 Mesleki riskler, ILO’nun 28.06.1958 tarih ve “Sosyal Güvenliği Asgari Normlarına İlişkin 102 Sayılı Sözleşmesi”nde iş kazası ve meslek hastalığı olarak ifade edilmiştir. Meslek hastalığının sosyal güvenlik sistemleri tarafından mesleki risk olarak kabul edilmesinin nedeni, temelde, mesleki bir faaliyetin yürütümünün 1 A. Can Tuncay, Ömer Ekmekçi, Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri, 20.b., İstanbul: Beta Basım Yayım Dağıtım A.Ş., 2019, s. 415; https://www.genel-is. org.tr (erişim tarihi 19.05.2021). Y. 10. HD., E. 2008/12312, K. 2008/12715, T. 14.10.2008, www. sinerjimevzuat.com, (erişim tarihi 22.05.2021). 2 https://www.ilo.org , https://www.who.int , (erişim tarihi 19.05.2021). 3 Burak Sönmez, Sosyal Güvenlik ile İş Sağlığı Güvenliği Hukuku Boyutlarıyla Meslek Hastalığı Kavramı, (Yüksek Lisans Tezi), Danışman E. Murat Engin, İstanbul, Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019, s. 8, https://tez.yok.gov. tr (erişim tarihi 18.05.2021). veya bazı işlerde sürekli çalışmanın kişide bu işler ile doğrudan bağlantılı hastalıklara sebep olmasıdır. Zira meslek hastalığı, işin nitelik veya yürütüm şartları sonucu veya iş yerinin durumu dolayısıyla yavaş yavaş ortaya çıkan bir sağlık bozulmasıdır.4 Meslek hastalığı, 5510 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 4. fıkrasında kısa vadeli sigorta kolları arasında sayılmış ve bu sayede meslek hastalığı sonucu geçici veya sürekli gelir kaybına uğrayan sigortalıya veya yakınlarına parasal bir yardımın yapılması hüküm altına alınmıştır. Söz konusu yardımların gelir sayılacağı da yine 5510 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 16. fıkrasında düzenlenmiştir. Meslek hastalığı kavramı tıp, hukuk, mühendislik gibi pek çok bilim dalının inceleme konusu içinde yer almaktadır. Bu sebeple gerek meslek hastalığının tanımına gerekse tespitine yönelik olarak disiplinler arası bir çalışma sistemi kabul edilmektedir.5 III. MESLEK HASTALIĞININ UNSURLARI A. GENEL OLARAK Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca; bir kimsenin yakalandığı hastalığın meslek hastalığı sayılabilmesi için, 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olması, yürüttüğü işte belirli bir zaman diliminin geçmesinin ardından bu işin bir sonucu olarak geçici veya sürekli bir hastalığa yakalanması veya ruhen veya 4 Bülent Ferat İşçi, Meslek Hastalığının Tanımı ve Tespiti, (Yüksek Lisans Tezi), Danışman Şebnem Gökçeoğlu Balcı, Antalya, Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2016, s. 8 , https://tez. yok.gov.tr (erişim tarihi 18.05.2021); M. Merve Marmara Coşan, Sosyal Güvenlik Sistemimizde İş Kazası ve Meslek Hastalığı Kavramı ve İşverenin Hukukî Sorumluluğu, (Yüksek Lisans Tezi), Danışman Emin Zeytinoğlu, İstanbul, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017, s. 31, https://tez.yok.gov.tr (erişim tarihi 18.05.2021). 5 YHGK, E. 1995/10-588, K. 1995/799, T. 11.10.1995, www.kazanci.com, (erişim tarihi 19.05.2021); Sönmez, a.g.e., s. 6. bedenen bir engellilik hâlinin ortaya çıkması, bu hastalık veya engellilik hâlinin sağlık raporu ile tespit edilmesi, sigortalının bu hastalık veya engellilik neticesinde zararının doğması ve söz konusu hastalık veya engellilik hâlinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oran Tespit Yönetmeliği’nde6 yer alan meslek hastalıkları listesinde yer alması gerekmektedir.7 B. SİGORTALI OLMA (KİŞİ UNSURU) Meslek hastalığından söz edilebilmesi için öncelikle hastalığa yakalanan kimsenin 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olması aranmaktadır.8 SSGSSK’da m. 4’te tüm sigorta kolları açısından sigortalı sayılanlar, m. 5’te bazı sigorta kollarının uygulanacağı kişiler, m. 6’da da sigortalı sayılmayanlar sıralanmıştır. Bu bağlamda SSGSSK m. 4/I(a) veya m. 4/1(b) gereğince tüm sigorta kollarının uygulanacağı kişiler (hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar ve köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar) ile m. 4/II gereği sendika yöneticileri, sanatçılar, umumî kadınlar9 gibi “işçi benzeri” kimseler bu kanun kapsamında sigortalı sayılmaktadır.10 Yine m. 5/I-a,b,c,e,g bentlerinde yer alan kimseler (tutuklu ve hükümlüler, 6 RG: T. 11.10.2008, S. 27021, www.resmigazete. gov.tr, (erişim tarihi 21.05.2021). 7 Dilek Baybora, “Türkiye’de İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları ve Sosyal Güvenlik Sistemi İçindeki Yeri”, International Conference On Eurasian Economies, 2013, s. 333; Halil İbrahim Mil, Ali Güvercin, “İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortasının Meslek Hastalığı Boyutunun Analizi”, Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, C.9, S.3, 2016, s. 86; Tuncay, Ekmekçi, a.g.e., s. 416. 8 Mehmet Zahid Yener, “İş Kazası ve Meslek Hastalıklarının Sulh Sözleşmesi ve İbra Sözleşmesi ile Çözülmesi”, Adalet Dergisi, S.64, 2020/1, s. 541; Tuncay, Ekmekçi, a.g.e., s. 416; http://www.sgk. gov.tr, (erişim tarihi 19.05.2021). 9 Her ne kadar Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nda “umumî kadınlar” ifadesi geçmekte ise de bu kadınların birer seks işçisi olduğu ve statülerinin bir kanunla düzenlendiği kabul edildiğinden kanaatimizce “umumî kadın/genel kadın” ifadesi doğru görülmemektedir. 10 Tuncay, Ekmekçi, a.g.e., s. 393.
RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1