MAKALE barobirlik 57 Kadavraya ihtiyaç duyan kurumlar bu kadavraları tam, belli kısımlarla veya organları alınmış biçimde talep etmekte ve ekstra talepler ayrıca ücretlendirilmektedir114. Bu konuda kadavra ihalelerindeki bedele ve kadavraların meta olduğu yolundaki iddiaya bu giderlerin esasen taşınma, saklama ile işlem görme masraflarının bir karşılığı olduğu savıyla karşı çıkılabilir. Diğer bir ifadeyle, yüklenici şirket hukuken kendisine bağışlanan kadavrayı ilaçlama, dondurma ve transfer işlemlerinin sonucunda kendi personeli aracılığıyla tıp kurumuna teslim ettiğini ve ihale sonucundaki bedelin bunun bir karşılığı olduğunu ifaSaunders’a aittir. Baba Saunders 695 dolarlık krematoryum bedelini karşılayamadığından ötürü oğlunun bedenini Restore Life USA adlı kuruluşa bağışlamıştır. Kuruluş tarafından teslim alındıktan birkaç hafta sonra Saunders’ın bedeni, ülkede kadavra parçalarının satışı konusunda araştırma yapan bir Reuters muhabirinin eline geçmiştir. Reuters muhabiri Brian Grow, Saunders’ın bedeninin servikal omurga bölümünü e-mail yoluyla 300 dolar karşılığında şirket yetkililerinden almak üzere anlaşmıştır. Omurganın hangi amaçla kullanılacağı konusunda herhangi bir belge görmeden parçayı gönderen şirket, kurye yoluyla örneği Grow’a göndermiştir. Grow kargoyu teslim aldıktan sonra Minnesota Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kadavra bağışı programını yürüten Angela McArthur’a ilgili parçayı incelemesi amacıyla teslim etmiştir. Belgedeki bağışçıya ilişkin evrakları eksik bulan McArthur, ayrıca bağışçının tıbbi geçmişini yüzeysel bulmuş ve kadavra bağışının geleceği konusunda bu olayda yaşananların yurttaşlarda tereddüt oluşturabileceğini ifade etmiştir. Ölü beden ticareti: Bağışlanan bedenler nasıl nakde çevrilir?, https://haber.sol. org.tr/toplum/olu-beden-ticareti-bagislanan-bedenler-nasil-nakde-cevrilir-216015, (erişim tarihi 06.08.2022). 114 Tıp için kadavra imalatı, https://www. cumhuriyet.com.tr/haber/tip-icin-kadavra-ithalati-735799, (erişim tarihi 21.03.2022). de edebilir115. Buna karşılık ihaleye giren şirketlerin bu ihale öncesi veya sonrası işlemleri kâr amacı gütmeden gerçekleştirmesi için herhangi bir sebebi bulunmadığı gibi bu konuda deklare ettiği bir açıklaması da bulunmamaktadır. Mevcut şirketler tıp fakültelerine kadavra sağlayacaklarını taahhüt ederek girdikleri mal alımı ihalelerinde kendileri açısından ticari bir muamelede bulunmaktadır ve tedarik ile transfer başta olmak üzere gerçekleştirdikleri tüm işlemlerin üzerine kendileri için belirli bir kâr oranı koyarak bu ihalelerde yerlerini almaktadır. SONUÇ Çalışmada vurgulandığı üzere cesedin olağan bir eşya niteliğinde olmadığı ve parasal işlemlerin konusunu oluşturamayacağı düşüncesi, eşya hukuku doktrininde hakimdir. Bununla birlikte ülkemizde son on yıldaki yasal değişiklikler sonucu yurtdışından getirilen kadavra alımlarına bakıldığında bu cesetlerin getirilmesinin oldukça maliyetli olduğu, üniversitelere maddi bir yük getirdiği görülmektedir. Bu hususta kimsesiz cesetlerin sayısı ülkemiz tıp fakültelerindeki kadavra eksikliği 115 Bu ücretin masrafların karşılığı mı yoksa bir kâr elde etme arayışının sonucu mu olduğu konusunda Anteby makalesinde, 1987 tarihinde çıkan ve 2006 tarihinde revize edilen Uniform Anatomical Gift Act’e ve yasada geçen “reasonable payment” ifadesine dikkat çekmektedir. Buna göre kullanıcılar kadavra üzerinde transfer ve ilaçlama işlemleri gibi özel masrafları karşılamakla yükümlüdürler. ANTEBY, 2010, s. 33. Amerika Birleşik Devletleri’nde nakil amaçlı organ, doku ve göz bağışlama konusunu düzenleyen Uniform Anatomical Gift Act, ilk olarak 1968 yılında çıkan ve daha sonra 1987 ile 2006 yıllarında üzerinde değişiklik yapılan bir yasadır. Uniform Anatomical Gift Act (UAGA), https://www. donatelifenw.org/sites/default/files/ Uniform%20Anatomical%20Gift%20 Act.pdf, (erişim tarihi 25.08.2022). sorununu çözmeye yetecek sayıda olmasına rağmen yasal prosedürün aşılamaması sebebiyle üniversiteler medikal alanında faaliyet gösteren şirketlerin tedarik etmiş olduğu bu kadavra alımlarını yapmak zorunluluğunda kalmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin mevcut yasal prosedürleri uygulandığında böyle bir ihtiyacı bulunmamaktadır; ancak merkezi ve yerel kurumların iş birliği edememeleri sebebiyle kadavra temininin ulusal sınırlar içerisinde çözümü gerçekleştirilememiştir. Türkiye Cumhuriyeti’ndeki tıp eğitimi açısından duruma bakıldığında anatomi eğitiminde “ithal kadavra” döneminin başlaması ve yurtdışından getirilen kadavraların kullanılması Avrupa ve ABD örneklerinde benzeri olmayan bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti tıp fakültelerindeki kadavra ihtiyacını bağışçılar ve kimsesizlere ait cesetleri kullanarak değil, parasal kaynaklarının bir kısmını bu ihtiyaca ayırarak çözme yoluna gitmiştir. Ayrıca çalışmada da yer verildiği üzere burada savcılık ve yerel makamların resmi prosedürü yerine getirmemeleri ya da ona riayet etmede tereddüt etmeleri sonucu, kamunun zarara uğratılması söz konusudur. Bu noktada tıp ve diş hekimliği fakülteleri bu eksikliklerini gideremediklerinden 2014 yılında yürürlüğe giren düzenleme ile bu konuya ilişkin ihtiyaç giderilmiştir. Değişikliğin ardından devlet üniversiteleri ve vakıf üniversiteleri bu ihtiyaçları doğrultusunda ihaleye çıkarak bu ihtiyaçlarını bir “mal” alımı usulü üzerinden görmeye başlamışlardır. Bu andan itibaren tıp fakülteleri, tıp ve biyomedikal alanında iştirak eden şirketler ve Meclis arasında kurulan bağlantılar yoluyla kadavra getirme, kadavra ihalesi ve bu durumun yasal bir koruma sağlanması süreci tamamlanmış bulunmaktadır. Bu değişikliğin sonucunda artık şirketler distribütörlerden sağladıkları kadavraları üniversite-
RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1