MAKALE barobirlik 52 de beraberinde getirmiştir81. Bu sürecin sonunda piyasanın giderek tüm alanlarda hukuku bu ekonomik pratiklere uygun bir değişime zorladığı görülmektedir. Örneğin Cebeci metalaşma sürecinin tamamlandığı alanlarda kâr oranlarının düştüğü sektörlerden kamunun bazı kurum ve kamu iktisadi teşekkülleri ile hâkim olduğu enerji, sağlık, eğitim gibi alanlara doğru kaymasının kaçınılmaz olduğunu ifade etmektedir. Böyle bir durum devletle karşı karşıya gelme veyahut devlete hizmet sağlayıcı bir göreve talip olma halinin gerçekleşmesini gerektirdiğinden özelleştirme ve metalaşma süreçlerini de kaçınılmaz olarak beraberinde getirmektedir82. Metalaşma sürecinde her şey piyasaya endeksli bir konumda bulunmakta veya o yöne doğru bir değişim göstermektedir. Devletin kamu hizmeti olarak yurttaşlara hizmet sunduğu alanların gittikçe özel sektöre ve şirketlere bırakılması ile bu dönem, kamusal birçok mal ve hiz81 ÇAL, Sedat, “İdare Hukukunda Metalaştırma Serüveni: 1980’lerden Bugüne Kamu Hizmetindeki Başkalaşım ve İdare Hukukunun Bu Dönemeçteki Kimlik Sorunsalına Bakışlar”, Türkiye’nin Hukuk Sisteminde Yapısal Dönüşüm, (der. A. M. Özdemir, M. Ketizmen), İmge Kitabevi, Ankara, 2014, s. 113-115. 82 CEBECİ, Ayşe, “Metalaşma Sürecinde Hukukun Etkisi: Türkiye’de Sağlık Alanının Metalaşması”, Türkiye’nin Hukuk Sisteminde Yapısal Dönüşüm, (der. A. M. Özdemir, M. Ketizmen), İmge Kitabevi, Ankara, 2014, s. 272. Bu hususta çalışmanın içeriğiyle ilişkisi kurulabilecek dikkat çekici bir gelişme de mezarlıkların özelleştirilmesi tartışmasını gündeme getirmiş olan kanun tasarısı ve bununla imar planlarında özel mezarlık alanlarının ayrılabilmesi ve özel mezarlık kurulmasının olanaklı hale getirilmesidir. 3194 Sayılı İmar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı, https:// mmo.org.tr/sites/default/files/gonderi_dosya_ekleri/551f31854d71378_ ek_0.pdf, (erişim tarihi 28.06.2022). metin talep eksenli olarak piyasaya girdiği bir dönemdir. Eğitim, enerji, ulaşım, sağlık, emek, güvenlik ve benzeri tüm alanlar bir piyasalaşma ekseninden geçmektedir. Bu kapsamda piyasaya endeksli yaklaşımların uluslararası antlaşmalar yoluyla oluşturdukları farklı etkinin dünyadaki meta ticaretinin serbestleştirilmesi noktasında ulusal sınırlar ve sınır ötesi piyasa olarak iki ayrı biçimde düşünülmesi gerekmektedir83. Bu hususta sürecin dikkat çekici alanlarından biri de tıp ve sağlık alanındaki piyasa endeksli metalaşmadır. Özel sektörün sağlık alanına girişi ilk kez 1982 Anayasası’ndaki düzenlemelerle gerçekleşmiş ancak sektörün teşvikler ve büyük sermayelerle alana dahil olması 2000 ve sonrasında olmuştur84. Bu kapsamda 2002 sonrası gerçekleşen Sağlıkta Dönüşüm Projesi de sağlık reformu konusunda önemli bir sürecin başlangıcıdır85. Bu dönemden sonra sağlık hizmetlerinde hızlı bir piyasalaşma yaşanmış ve Dünya Bankası (The World Bank), OECD (The Organisation for Economic Co-operation & Development) gibi uluslararası kuruluşların yayınladıkları ulusal ve bölgesel raporlar da bu süreçte etkili olmuştur86. Bu durum çalışmanın ana başlığını oluşturan ihale hukukunun değişiminde de görülebilmektedir. 2002 tarihli son ihale kanununa kadar geleneksel dönem olarak ifade edilen bu dönem, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile işletimci dönem olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Bu dönemle birlikte kamu alımı yapacak olan idareye bir piyasa unsuru şeklinde hareket edecek şekilde imkân tanınmış ve özel tedarik süreçlerine göre süreç biçimlendirilmiştir87. 83 ÇAL, 2014, s. 115. 84 CEBECİ, 2014, s. 263-264. 85 SEZGİN, 2011, s. 15-16. 86 CEBECİ, 2014, s. 262. 87 TOPRAK, Eren, Kamu İhaleleri Kamu Alımlarının Hukuki, Yönetsel ve Siyasal Bu durum ise bir kamu hizmeti olan sağlığın giderek piyasacı bir yaklaşımla düşünülmesine ve tıp eğitimindeki somut eksiklerin de buradan karşılanmasına neden olmuştur. Basında yer alan iki yüz bin doktor hedefi88, her gün bir yenisi açılan vakıf ve devlet üniversiteleri bünyesindeki tıp fakültelerini de oldukça önemli bir akademik kadro ve materyal eksikliğiyle baş başa bırakmıştır. Bu yönüyle sağlığın metalaşması bu anlamda sağlık personelinin emeğinin ve tıp eğitiminin de metalaşmasından ayrı düşünülemeyecek bir alandır; zira gerek eğitimin özelleşmesi gerek materyal sağlayıcılarının piyasaya endeksli olarak bu alanda yer almaları bu durumdan etkilenmiştir. Mevcut tıp eğitimindeki problemlere dair yapılan açıklamalarda da tam gün yasası, performans sistemi, fakülte sayısının ve mevcut kontenjanların arttırılması gibi hususlar sebebiyle tıp eğitiminin niteliğinin düştüğü ve bu durumun piyasa ilişkilerine tabiî olan üniversite işleyişinden kaynaklı olduğu ifade edilmektedir89. Sonuç olarak kapitalist gelişim süBoyutu, Turhan Kitabevi, Ankara, 2016, s. 228. 88 Tıp eğitimi yoğun bakımda: 200 bin doktor hedefi kaliteyi düşürdü, http://www.medikalakademi.com.tr/ tip-egitimi-yogun-bakimda-200-bindoktor-hedefi-kaliteyi-duesuerdue/, (erişim tarihi 27.08.2021). 89 Ata Soyer Tıp Eğitim Sempozyumu Sonuç Bildirgesi, http://www.ttb.org. tr/images/stories/file/2014/sem.docx (erişim tarihi 27.08.2021). Çalışmayla ilgili bir diğer husus da kadavra bağışı olsa dahi kadavra muhafaza koşullarına sahip olmadığından ötürü mevcut bir kadavrayı fiksasyon ve saklama deneyimlerine sahip personel ya da olanağı olmayan tıp fakültelerinin bağışlanan kadavraları geri çevirmesi ve bunun da “kadavra bağışına ihtiyaç duyulmadığı” şeklinde yanlış bir kanıya yol açmasıdır. Türk Anatomi ve Klinik Anatomi Derneği, Kadavra Bağışı Süreci ve Anatomistin Sorumlulukları Raporu.
RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1