MAKALE barobirlik 39 saleable commodity. In other words, the dead bodies of the citizens of the Republic of Turkey cannot be the subject of onerous transactions, but cadavers imported from abroad can be the subject to legal transactions for a certain value in these tenders. Such study on the disciplines of both medicine and law plans to conduct a discussion about this current situation in the cadaver tenders held in this said direction on the commodification axis. Keywords: Anatomy, Death, Cadaver, Tender, Commodification GİRİŞ “Hic lobus est ubi mors gaudet succurere vitae1”. Tıp eğitimi ve anatomi öğreniminde temel bir gereksinim olan kadavranın anatomistlere ve anatomi alanında çalışacak bilim insanlarına temini konusunda yaşanan problemler geçmişten günümüze büyük bir sorun teşkil etmiştir. Bu sorun Avrupa ülkelerinde ve ABD’de yüksek bağış oranı sayesinde büyük oranda aşılmış iken Türkiye’de bu durum halen çözüme kavuşturulamamıştır. Ülkemizde tıp fakültelerinin sayısının artmasıyla birlikte kadavra bağışındaki yetersizlik ve kimsesizlere ait cesetlerin üniversitelere teslim edilmemesi ise kadavra ihtiyacına dair yaşanan problemlerin dramatik bir hal almasına yol açmıştır. Bu eksikliği gidermek amacıyla son on yıl içerisinde kadavra teminine ilişkin mevzuatta birtakım yasal değişikliklere başvurularak sorun bertaraf edilmeye çalışılmış; ancak talebin karşılanamaması sonucunda kadavra ya da kadavra parçasına ihtiyacı olan fakültelerin yurtdışından kadavra alımı yapabileceği ve üniversitelerin kadavra ihtiyaçlarını bu 1 “Burası, ölümün yaşamın yardımına koşmaktan memnuniyet duyduğu yerdir”. Bologna’da bulunan anatomi tiyatrosunun üzerindeki yazı. yolla giderebileceği hükme bağlanmıştır. Yasal olarak önünün açılmasıyla birlikte bu amaçla yapılmaya başlanan ihaleler sonucunda tıp ve biyomedikal alanlarında iştigal eden şirketler, üniversiteler tarafından açılan ihalelere girerek fakültelere yurtdışından getirdikleri kadavraları tedarik etmeye başlamış ve söz konusu şirketlere piyasada yenileri eklenmiştir. Bir diğer deyişle yasal prosedürün yerine getirilememesi sonucu üniversitelere gerekli sayıda kadavranın temin edilememesi son çare olarak yurtdışından getirilen kadavraların fakültelere ihale yoluyla alınmasına neden olmuş bulunmaktadır. Ülkemize yurtdışından kadavra getirilmesi süreci bununla da kalmayarak kadavra sağlayan bazı şirketlerin söz konusu kadavralar üzerinde kira sözleşmesi yapabildikleri ve bazı bilim insanlarına saatlik ücret üzerinden kadavra tahsisi yapabileceklerini açıkladıkları bir aşamaya doğru ilerlemiştir. Bununla birlikte kadavranın hukuken bir eşya ya da mal olamayacağı doktrinde ifade edilmesine karşın somut durumda bu şirketlerin elindeki bir insan bedeninin alıcılara arzında fiyat aralığı, yıllık ithal adedi veya bu bedenler üzerindeki hukuki tasarruf biçimleri büyük oranda belirlenmiş bulunmaktadır. İhaleler yoluyla kadavraların ülkemizde böyle bir metalaşma sürecine dahil olması doğrultusunda teorik alan ile pratiğin çatışması çalışmamızın odak noktasını oluşturmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde tıp tarihi boyunca anatomi alanında gereken kadavra teminindeki eksikliklere yer verilecektir. İkinci bölüm ise ölenin yasal durumunun ve kadavra bağışının Türk hukukundaki yerine büyük oranda odaklanacaktır. Bu bölümün ardından sağlık ve tıp alanındaki metalaşmanın boyutları üzerinde durularak, ihale usulüyle kadavra teminine ilişkin somut örneklerle kapsamlı bir inceleme yapılacaktır. TIP FAKÜLTELERİNDE KADAVRA EKSİKLİĞİ SORUNU Tıp Tarihinde Bir Sorun Olarak Kadavra Eksikliği Tıbbi araştırmalarda bilim emekçilerinin kadavralara ulaşma ve onlar üzerinde bilimsel çalışma yapma hususunda yaşadığı problemler, yakın zamana dek tüm dünyada süregelmiştir. İnsan onuruna veya mahremiyete duyulan saygı sebebiyle beden ve ten konusundaki yaygın inanış, dinsel ve kültürel kodlar sebebiyle toplumlar arasında her zaman beden bütünlüğünün korunması yönünde olmuştur. Anatomik araştırmaların başladığı Eski Hindistan ve Çin’in ardından Mısır’da M.Ö. 300 dolaylarında Kral I. Ptolemy’nin insan bedenlerine dair araştırma yapılması amacıyla infaz sonrası idam mahkumlarının bedenlerinin parçalara ayrılması konusunda hekimlere verdiği diseksiyon (doku ya da yapıların vücuttan çıkartılması, teşrih) izni, anatomi bilimi bakımından dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Bununla beraber anatomik alanda kayda değer çalışmaların yapıldığı Antik Yunan’da Hipokrat tarafından yazılan “Corpus Hippocraticum”da anatomik bilgiye ilişkin bölümler bulunmaktadır. Aristoteles (M.Ö. 384-322)’in de anatomi alanında çoğunlukla hayvan bedenleri üzerinden anatomik çalışmalar yaptığı bilinmektedir. Bu kapsamda Antik Yunan’da halka açık biçimde bir kısmı mahkûmlar olmak üzere yüzlerce insan üzerinde diseksiyon yapan ve anatomi biliminin kurucularından kabul edilen cerrah Herophilos (M.Ö. 330-260) ve Erasistratos (M.Ö. 304-250) da kadavralar üzerindeki çalışmalarıyla anatomi alanında çığır açmış kimseler arasındadır. Buna karşın dinsel anlayışın egemen olduğu çağlar boyunca ya-
RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1