E-Barobirlik Dergisi Sayı 73

İÇİNDEKİLER EĞİTİM SEN’DEN TBB’YE ZİYARET TÜRKIYE BAROLAR BIRLIĞI, KURULUŞUNUN 54.YILDÖNÜMÜNDE ATA’NIN HUZURUNDA DOSYA: Av. Halit Çelenk Ödülleri Ödüllü Makaleler 1 TÜRKIYE BAROLAR BIRLIĞI’NDEN TÜRKIYE ADALET AKADEMISI’NE ZIYARET ADALET BAKANLIĞI VE CUMHURBAŞKANLIĞI HUKUK POLITIKALARI KURULU ILE ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI 05 8 22 07 13 Sahibi Türkiye Barolar Birliği Adına Av. R. Erinç Sağkan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Av. Veli Küçük TBB Genel Sekreteri Yayından Sorumlu Başkan Yardımcısı Av. Gürkan Altun TBB Başkan Yardımcısı Editör Av. Özlem Bilgilioğlu TBB Yayın Koordinatörü Grafik-Tasarım Abdussamet TEKİN TBB Yayın İşleri Sorumlusu İletişim Adresi Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok Sok. No: 8 06520 Balgat - ANKARA Tel: 0 312 292 59 00 Faks: 0 312 286 55 65 Dijital versiyon http://ebarobirlik.barobirlik.org.tr yayin@barobirlik.org.tr Aylık yayımlanan Yerel Süreli Yayın Basım tarihi: 10 Ağustos 2023 barobirlik

HABERLER barobirlik 2 Değerli Meslektaşlarım, Barobirlik’in Ağustos 2023 sayısını sizlere ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu ay içerisinde Türkiye Barolar Birliği’nin 54. Doğumgününü ve 30 Ağustos Zaferimizin 101. yılını kutladık. Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin görkemli hukuk devriminin bir parçası olarak kurulmuş olduğu 9 Ağustos 1969 gününden beri bağımsız savunma mesleğinin çatı örgütü olarak baroların ve avukatlık mesleğinin gelişimi, hukukun üstünlüğünün ve insan haklarının savunulması, korunması, işlerlik kazanması ve yargı bağımsızlığının tesisi için çalışmaya devam ediyor. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutanlığında, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta emperyalizmin, bağımsızlık ruhuna yenik düşmesiyle sonuçlanmıştı. Tüm mazlum milletlere umut olan bu eşsiz zaferin 101. Yılında, Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşları ile bağımsızlık için canları ve kanlarıyla mücadele eden kadın erkek her yaştan kahramanlarımızı minnet, rahmet ve saygıyla anıyoruz. * Değerli Meslektaşlarım, Baro Birlik Bültenimizin bu sayısının kapağında Av. Halit Çelenk yer alıyor. Halit Çelenk, ülkemizde avukatlık mesleğinin toplumsal mücadele tarihine en büyük katkıları yapmış, mesleğimizi onurlandırmış en önemli temsilcilerden biridir. Halit Çelenk, yakın tarihimizin önemli toplumsal davalarında üstlendiği avukatlık görevini, hukuki bir zeminde ve politik bir bilinçle yerine getirdi. Bu ikisinin bu kadar dengeli birleşiminin örnekleri azdır. Halit Çelenk bunu yapabildiği için tarih yazmış, adını tarihe yazdırmıştır. Halit Çelenk Ödülleri 2015’ten itibaren, o yıl içerisinde hukuk alanında üretilen eserlere verilen ödüllerdir. Son derece seçkin ve Halit Çelenk geleneğine yakışan isimlerden oluşan bir seçici kurul tarafından ele alınan eserler, çeşitli kategorilerde ödüllere layık görülüyor. Ödül törenleri bir süredir Türkiye Barolar Birliği’nden ayrı kalmıştı, yönetim dönemimizde, Halit Çelenk Ödül Töreni’ni yeniden Türkiye Barolar Birliği çatısı altında gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu sayımızdaki dosya kapsamında ödüller kapsamında değerlendirilen eserleri okuyacaksınız.

HABERLER barobirlik 3 Av. R. Erinç SAĞKAN Türkiye Barolar Birliği Başkanı Bu vesileyle Halit Çelenk Ödülleri Seçici Kuruluna, eser gönderen katılımcılara tebriklerimi sunuyorum. Barobirlik’in bu sayısının Av. Halit Çelenk temasıyla hazırlanması konusunda çaba gösterenleri kutluyor, Bülten’de yer alan yazıların meslektaşlarımızın ilgisini çekmesini umuyorum. Saygılarımla

HABERLER barobirlik 4 Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Genel Sekreter Av. Veli Küçük ile birlikte Adalet Bakan Yardımcılığı’na atanan hakim Niyazi Acar’la 2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hakkında görüşme gerçekleştirdiler. Görüşmede ayrıca avukatlar ve baroların yaşadığı sorunların çözümü konusu da ele alındı. Asgari Ücret Tarifesi hakkında takip eden günlerde de yapılacak çalışmalarla ilgili meslektaşlarımız ayrıca bilgilendirilecektir. Adalet Bakanlığı’na Çalışma Ziyareti Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanlığı’ndan TBB’ye Ziyaret Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolin ve beraberindeki heyet, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan’ı ziyaret etti. Ziyarette mevcut projeler ve gelecekteki iş birliği olanakları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

HABERLER barobirlik 5 Eğitim-Sen’den TBB’ye Ziyaret Eğitim-Sen Genel Başkanı Nejla Kurul beraberinde Genel Sekreter İkram Atabay, Genel Mali Sekreter Ahmet Karagöz, Genel Örgütlenme Sekreteri Ramazan Gürbüz, Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Sinan Muşlu ve Merkez Kadın Sekreteri Simge Yardım ile birlikte Türkiye Barolar Birliği’ni ziyaret ederek, TBB Genel Sekreteri Av. Veli Küçük ile görüştü. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nü ziyaret ederek Genel Müdür Enis Yavuz Yıldırım ve Genel Müdür Yardımcısı Fatih Güngör ile bir araya geldi. Ziyarette, ACEP (Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu) e-görüş sistemine avukatların entegrasyonu konusu görüşüldü. Görüşmede, Türkiye’de çok sayıda cezaevinde kullanılmaya başlanan, tutuklu ve hükümlülerin yakınlarıyla görüntülü olarak görüşmelerine imkân veren e-görüş sisteminin, Avukatlık Kanunu’ndaki hükümlere uygun olarak ve avukatların mevcut tutuklu/hükümlü görüş standartlarını engellemeyecek şekilde avukat-müvekkil görüşü için de hayata geçirilmesi konusunda mevzuat ve sistem uygunluğu çalışması yapılmasına karar verildi. TBB Başkanı Sağkan Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nü Ziyaret Etti

HABERLER barobirlik 6 HD ve TİHV’DEN TBB’ye Ziyaret TİHV Başkanı Dr. Metin Bakkalcı, İHD Genel Sekreteri Hüseyin Küçükbalaban ile STK temsilcileri Av. Elifcan Demirtaş, Av. Gülyeter Aktepe ve Can Kortundan oluşan bir heyet Türkiye Barolar Birliği’ni (TBB) ziyaret ederek, Birlik Başkanı Av. R. Erinç Sağkan ile bir görüşme gerçekleştirdiler. Görüşmeye TBB Başkan Yardımcısı Av. Ercan Demir ve Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ali Bayram da katıldılar. İran Barolar Birliği, Hamedan Barosu ve Hukukçu Akademisyenlerden TBB’ye Ziyaret İran Barolar Birliği Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Av. Peyman Zamani, Hemedan Barosu Başkanı Av. Dr. Mahdi Gholami Celal, Alborz Üniversitesi Başkanı ve Rektörü Av. Dr. Reza Najafloo ve Kharazmi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Av. Dr. Raouf Sayari’den oluşan heyet, Türkiye Barolar Birliği’ni (TBB) ziyaret etti. İlk olarak TBB Başkanı Av. R. Erinç Sağkan’la makamında bir araya gelen heyet daha sonra ziyarette bulunan TBB Saymanı ve Tahkim Merkezi Koordinatörü Av. Gökhan Bozkurt’un eşliğinde Tahkim Merkezi’ne konuk oldu.

HABERLER barobirlik 7 Türkiye Barolar Birliği’nden Türkiye Adalet Akademisi’ne Ziyaret Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Başkan Yardımcısı ve Eğitim Merkezi Koordinatörü Av. Ercan Demir ile Eğitim Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Serpil Özok, Yürütme Kurulu üyeleri Av. Şenol Yücesoy ve Av. Fatih Deniz Alaeddinoğlu’ndan oluşan bir heyet, Türkiye Adalet Akademisi’ni ziyaret ederek Akademi Başkanı Muhittin Özdemir’le bir araya geldi. Heyet, Akademi ile TBB Eğitim Merkezi arasında iş birliği imkanlarının ele alındığı görüşmenin ardından Akademi’yi gezerek avukatlıktan geçen hâkim adaylarının dersine konuk oldu.

HABERLER barobirlik 8 Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan ve Yönetim, Disiplin, Denetleme Kurulu üyeleri, TBB’nin 54. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret ettiler. Ankara Barosu Başkanı Av. Mustafa Köroğlu ve meslektaşların da katılım sağladığı Anıtkabir’deki törende Sağkan’ın Büyük Önder Atatürk’ün mozolesine çelenk koymasının ardından saygı duruşunda bulunan heyet, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçti. Burada Anıtkabir Özel Defterini imzalayan Birlik Başkanı, deftere şunları kaydetti: Büyük Atatürk, Türkiye’nin dört bir yanında adalet mücadelesi veren 175 bin avukatın temsilcisi barolarımızın çatı örgütü Türkiye Barolar Birliği’nin 54. kuruluş yıldönümünde, kurul üyelerimiz ve meslektaşlarımızla birlikte huzurundayız. Türkiye Barolar Birliği, Kuruluşunun 54. Yıldönümünde Ata’nın Huzurunda Yargının kurucu unsuru savunmanın temsilcileri olarak görevimizi layıkıyla yerine getirebileceğimiz tek sistemin, görkemli bir hukuk devriminin ürünü olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temelindeki, insan haklarına dayalı demokratik ve laik hukuk sistemi olduğunu çok iyi biliyor; manevi huzurunda bir kez daha kayıt altına alıyoruz: Adaletin, barışın, refahın teminatı ve kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyetimizin temel ilkelerini sonsuza dek yaşatmak, adalet arayan her bir yurttaşımızın yanında olmak, adil yargılanmanın teminatı olan mesleğimizi ve meslektaşlarımızı savunmak bizim için bir görev değil, mecburiyettir. Her geçen gün daha çok büyüyen özlem, sevgi, şükran ve saygılarımızla… Av. R. Erinç Sağkan Türkiye Barolar Birliği Başkanı

HABERLER barobirlik 9 Yurttaşın hak arama özgürlüğünün ve adil yargılanma hakkının teminatı 175 bin avukatı temsil eden barolarımızın çatı örgütü olan Türkiye Barolar Birliği (TBB), kuruluşundan bu yana geçen 54 yıl boyunca hukukun üstünlüğü mücadelesi vermiş ve bu kavramı topluma kazandırmıştır. Kurucu Başkanımız Faruk Erem’den öğrendiğimiz üzere; bir toplumda, kanundan öteye hukukun uygulanmamasının başlıca ve manen sorumlusu avukatlardır. Eğer hukukun ne dediğini ortaya koymak olanağı yoksa avukatın görevi anlamsızlaşır. İşte tam da bu nedenlerle eşsiz bir hukuk devriminin ürünü olan Cumhuriyetimizin temelini oluşturan “insan haklarına dayalı, demokratik ve laik hukuk devleti” ilkelerini savunmak; çoğulcu demokrasiden, insan haklarından, özgürlüklerden, barıştan, emekten, halktan ve haktan yana durmak; yargının kurucu unsuru savunmanın temsilcisi avukatların, onların örgütlü güçleri baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin ruhudur, sorumluluğudur, zorunluluğudur. Öte yandan bizim de ortak üyesi olduğumuz CCBE (Avrupa Baroları ve Hukuk Birlikleri Konseyi) tarafından kabul edilen Avrupa’da Avukatların Tabi Olduğu Meslek Kuralları’nda da tespit edildiği üzere “Bir toplumda avukatın mesleki işlevine saygı göstermek o toplumda demokrasi ve hukukun üstünlüğünün varlığı için zorunlu bir koşuldur”. Bu kopmaz bağ da göstermektedir ki; mesleğimizi ve meslektaşımızı savunmak aynı zamanda bağımsız yargıyı ve adil yargılanma hakkını savunmak demektir. Avukatlık mesleğini güçlendirmek demokrasiyi güçlendirmek, adalet arayışındaki yurttaşın sesi olmak, nerede bir mağdur varsa onun yanına koşmak demektir. Bizim mesleğimizin ve meslektaşlarımızın sorunlarını çözmek için verdiğimiz mücadele, topyekûn adalet mücadelesidir. Türkiye Barolar Birliği ve Barolar, ne “hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak ve korumaktan” ne de “Kanunların avukatlara tanıdığı hakların gerçekleşmesine ve yüklediği görevlerin tam ve şerefli bir şekilde yerine getirilmesine çalışmaktan” geri duracaktır. TBB’nin onurlu geçmişine katkı sunan önceki Başkanlarımıza, kurullarında görev alan, dışarıdan katkı sunan meslek ustalarımıza şükranlarımızı sunuyor, hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz. Türkiye Barolar Birliği 54 Yaşında: Mesleğimizin Sorunlarını Çözmek İçin Verdiğimiz Mücadele Topyekûn Adalet Mücadelesidir

HABERLER barobirlik 10 Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM): Koruyucu ve Önleyici Tedbir Kararlarının Etkin Bir Şekilde Uygulanmaması Bir Kadını Daha Yaşamdan Koparmıştır Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşayan Esma Kalenderli boşandığı erkek tarafından sokak ortasında katledilmiştir. Cezaevinden tahliye olan zanlı olaydan birkaç ay önce maktulü silahla tehdit etmiş bunun üzerine elektronik kelepçe takılması talebinde bulunulmuştur. Ancak Mahkemece yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle elektronik kelepçe talebi reddedilmiştir. 6284 sayılı Yasa, devlete “şiddet mağdurlarının korunması, koruyucu ve önleyici tedbirler alınması, mağdurun desteklenmesi ve şiddetle mücadelede etkin mekanizmalar oluşturulması” görevi yüklemektedir. Bir kez daha yasaların, İstanbul Sözleşmesi’ nin, koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının etkin bir şekilde uygulanmaması bir kadını yaşamdan koparmıştır. Siyasal iktidar her geçen gün katlanarak artan kadın cinayetlerine ve şiddet eylemlerine yönelik etkin bir süreç yürütmesi gerekirken aksine infaz yasası değişiklikleri ile şiddetle mücadele etmekten uzak, mücadeleye engel olan politikalar yürütmektedir. TÜBAKKOM olarak hukuki sürecin takipçisi olacağımızı, 6284 sayılı Yasa’nın etkin uygulanması ve İstanbul Sözleşmesi’nin hayata geçirilmesi yönündeki mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Türkiye Barolar Birliği (TBB) 2022-2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin belirlenmesine dair ilk çalışma toplantısı, 09 Ağustos 2023 tarihinde, Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar ve TBB Başkanı Av. R. Erinç Sağkan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Birlik Başkanı Sağkan, Yönetim Kurulu üyeleri ve tüm Baro Başkanlarından oluşan heyetin, 7 Temmuz 2023 tarihinde Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’la yaptığı değerlendirme toplantısında, Avukatlık Asgari ücret Tarifesi’nin belirlenmesinin erkene çekilmesi konusunda varılan mutabakat çerçevesinde başlayan ilk çalışma toplantısı Adalet Bakanlığı bürokratlarının katılımıyla yapıldı. TBB Başkan Yardımcısı Av. Gürkan Altun, Genel Sekreter Av. Veli Küçük, TBB Başkan Danışmanı Av. Dr. Kasım Akbaş ile TBB CMK Komisyonu Dönem Sözcüsü Av. Serdar Ayrancı’nın yer aldığı toplantıda, Birlik Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin Genel Hükümlere eklenilmesi düşünülen yeni hükümler ile güncel ekonomik veriler ışığında yapılması planlanan artış oranları ile ilgili bir sunum yaptı. 2023-2024 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin Belirlenmesine Dair İlk Çalışma Toplantısı Adalet Bakanlığında Gerçekleştirildi

HABERLER barobirlik 11 Her Hafta Cumartesileri Tekrar Yaşanan Bu İhlal Döngüsüne Sessiz Kalmayacağız Kayıp yakınlarını arayan yurttaşların demokratik buluşmalarına ve hayatlarını hak mücadelesine adamış meslektaşlarımıza yönelik kötü muamele ile yapılan gözaltılar ne yazık ki hak ve özgürlüklerin sistematik şekilde ihlaline dönüşmüştür. Ortada haklı bir gerekçe olmadan yapılan keyfi uygulamaları ve insanların adeta olağan şüpheli gibi muamele görmesini kabul etmek mümkün değildir. Son bir ay içinde meslektaşlarımız, İstanbul’da ve Adana’da peş peşe, Avukatlık Kanunu’ndan kaynaklanan görevleri ve yetkileri kapsamında hukuksuz engellemelere ve kötü muameleye dikkat çekmek amacıyla yanlarında bulundukları Cumartesi insanlarıyla birlikte kolluk şiddetine ve gözaltı işlemine maruz kalmışlardır. 12.08.2023 tarihi itibarıyla Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda yapmak istediği basın açıklaması 18. kez engellenmiş ve eylemin 959. haftasında yine çok sayıda kişi kelepçelenerek gözaltına alınmıştır. Adana’da da aynı kapsamda yapılmak istenen basın açıklamasını engelleyerek çok sert müdahalede bulunan kolluk güçleri, toplantıya katılanlarla birlikte aralarında meslektaşlarımızın da bulunduğu çeşitli kurum temsilcilerini kötü muamele uygulayarak gözaltına almıştır. Anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme ve protesto hakkının, valilik ve kaymakamlıklarca keyfi olarak verilen yasaklama kararları gerekçe gösterilerek şiddet, abluka ve gözaltı uygulamalarıyla engellenmesi; haklı taleplerin duyulmasını güçleştirerek diğer tüm hak ihlallerinin görünmez olmasına sebebiyet verebileceği gibi Anayasal hakların, AİHM ve AYM kararlarının yok sayılması anlamına gelir. Tüm sorumlulara, barışçıl niteliğini 28 yıldır koruyan bu toplanmaya müdahale etmenin ve insan hak ve özgürlükleri ile kötü muamele ve işkence yasağını da ihlal eden bu tutumun, hiçbir hukuk devletinde kabul edilmeyeceğini ve geçiştirilemeleyeceğini hatırlatırken, bu hukuksuz uygulamaları yapanlar adalete hesap verene kadar sürecin takipçisi olacağımızı meslektaşlarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunarız. Hiçbir meslektaşımız yalnız, hiçbir yurttaş savunmasız değildir. Saygılarımızla

HABERLER barobirlik 12 Hatay Sivil ve Sosyal Platformlar Birliği tarafından düzenlenen “Cumhuriyet’in 100. Yılında Deprem ve Hatay Etkinliği” kapsamında programlanan “Bilimin Işığında Deprem ve Hatay Gerçeği” konulu toplantı, 12 Ağustos 2023 tarihinde Ankara Kent Konseyi’nde yapıldı. Meslek odaları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve bilim insanlarını bir araya getiren ve Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz’ın konuşmasıyla başlayan etkinlikte, 6 Şubat ve 20 Şubat 2023 tarihlerinde yaşanan depremlerde büyük hasar alan Hatay için çözüm önerileri ve projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıya Türkiye Barolar Birliği (TBB) adına katılan Başkan Yardımcısı Av. Gürkan Altun, ODTÜ Mimarlık Bölümü Başkanı Cânâ Birsel moderatörlüğündeki panelin 2. Oturumunda, “Deprem Hukuku da Sarsmıştır” başlıklı bir konuşma yaptı. Depremi takiben TBB Yönetim Kurulu üyeleri olarak bölgeye dağıldıklarını söyleyen Altun sahadaki tespitlerini aktararak yapılan çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Altun, TBB tarafından kurulan Deprem Koordinasyon Merkezi ile depremden zarar gören meslektaşların başta barınma sorunları olmak üzere acil ihtiyaçlarına çözüm bulmaya ve mesleklerini yapabilmeleri için gerekli koşulları sağlamaya çalıştıklarını kaydederek “Delillerin olabildiğince toplanabilmesi ve toplandıktan sonra da uygun koşullarda muhafaza edilmesine yönelik çabalarımız oldu” diyen Altun, “Geliştirmiş olduğumuz Enkaz Radarı uygulamasıyla, deprem bölgesindeki barolarımızla kurmuş olduğumuz Koordinasyon Merkezleri çerçevesinde, 81 ilin tamamından katılan 40-50 kişilik gönüllü avukatlar, sokak sokak gezerek binaların mevcut durumlarına yönelik görüntüleri sistemimize yüklediler” dedi. Altun, imar afları ve infaz aflarının sonuçlarına dikkat çektiği konuşmasında, en büyük sorunun cezasızlık olduğunu vurguladı. Aynı oturumda Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Veysel Eren, Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Hayriye Erbaş ve Prof. Dr. Mehmet Tunçer de söz aldılar. Etkinlikte yapılan ortak basın açıklamasında, Hatay’da zorunlu fizyolojik ihtiyaçların acilen karşılanması gerekliliğine vurgu yapıldı. Bilimin Işığında Deprem ve Hatay Gerçeği Etkinliğine TBB Adına Başkan Yardımcısı Av. Gürkan Altun Katıldı

HABERLER barobirlik 13 Türkiye Barolar Birliği (TBB), Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu, 15 Ağustos 2023 tarihinde, avukatlık mesleğinin sorunlarının çözümüne ilişkin bir toplantı gerçekleştirdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanı Mehmet Uçum ve TBB Başkanı Av. R. Erinç Sağkan’ın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda Sağkan’a, Genel Sekreter Av. Veli Küçük ve Başkan Danışmanı Av. Dr. Kasım Akbaş eşlik etti. Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi Av. Uğur Kızılca, hakim raportör Büşra Kodal ve raportör Dilek Ergün’ün de yer aldığı toplantıda; adli yardım ücretleri ve ödenekleri, CMK ücretleri, vekalet ücretlerinde KDV’nin kaldırılması veya düşürülmesi, hukuk fakültelerine girişte başarı sıralaması, hukuk fakültesi diploma denklik şartları, stajyer avukatlara ücret ödenmesi konuları başta olmak üzere mesleğe ve meslektaşlara ilişkin güncel sorunların çözümüne yönelik kısa vadede hayata geçirilebilecek öneriler ele alındı. Toplantıda ele alınan önerilerin hayata geçirilebilmesi için ilgili makamlarla gecikmeksizin görüşülerek sonuca bağlanması konusunda fikir birliğine varıldı. Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu ile Çalışma Toplantısı Yapıldı

HABERLER barobirlik 14 Acı Kaybımız Burdur Barosu önceki dönem başkanlarından Av. Sırrı Çoksak’ın vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Meslek ustamıza Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, Burdur Barosu’na ve meslek camiamıza başsağlığı dileriz. Acı Kaybımız Denizli Barosu önceki dönem başkanlarından ve 1997-2003 yılları arasında Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu Üyesi olarak görev yapan Av. Tuncer Yılmaz’ın vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, Denizli Barosu’na ve meslek camiamıza başsağlığı dileriz. Acı Kaybımız Edirne Barosu önceki dönem başkanlarından meslek üstadımız Av. İbrahim Karakoç’un vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, başta Edirne Barosu Başkanı Av. Gökhan Karakoç ve Av. Aydolu Karakoç olmak üzere ailesine, yakınlarına ve meslek camiamıza başsağlığı dileriz. Acı Kaybımız Van Barosu önceki dönem başkanlarından (1992-1996) Av. Necat Alpaslan’ın vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Meslek ustamıza Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, Van Barosu’na ve meslek camiamıza başsağlığı dileriz.

HABERLER barobirlik 15 Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku komisyonu (TÜBAKKOM), 6 Şubat 2023’te gerçekleşen ve 11 ili etkileyen depremlerin kadınların adalete erişimi üzerindeki etkilerinin araştırılması ve bu etkiler çerçevesinde kadınların deprem sonrası adalete erişimini desteklemek amacıyla, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) arasında iş birliği tesis edildi. Bu çerçevede; 1-3 Ağustos tarihlerinde TÜBAKKOM Yürütme Kurulu üyeleri ve TÜBAKKOM, Kadınların Adalete Erişimini Desteklemek Amacıyla Deprem Bölgesindeki Çalışmalarına Devam Ediyor proje ekibi tarafından Gaziantep, Hatay ve Kahramanmaraş’a ziyaretler gerçekleştirilerek Baro Başkanlıkları, Cumhuriyet Başsavcılıkları, Şiddet Önleme ve İzlem Merkezleri (ŞÖNİM), Sosyal Hizmet Merkezleri, Emniyet Müdürlükleri ve STK temsilcileri ile proje hakkında paydaş toplantılar yapıldı. 10-11 Ağustos tarihlerinde TÜBAKKOM Yürütme Kurulu üyeleri ve proje ekibi tarafından Malatya’da ziyaretler gerçekleştirilerek, Malatya Baro Başkanlığı ve Kadın Hakları Merkezi, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, kolluk kuvvetlerinin aile içi şiddet birimi görevlileri ve Cumhuriyet Başsavcılığı katılımı ile proje hakkında 2. paydaş toplantı yapıldı. Toplantıların ardından illerde depremzede kadınların adalete erişimindeki engellerin, depremin kadın yaşamında meydana getirdiği mağduriyetlerin ve hak ihlallerinin tespiti amacıyla konteyner kentlerde odak grup görüşmeleri gerçekleştirilerek, kadınların temel hukuki ihtiyaçları belirlendi. İş birliği kapsamında yapılan tespitler sonucunda, kadınların adalete erişiminin desteklenmesi için avukat eğitimleri ve kadınlara yönelik hukuki bilgilendirme oturumlarını kapsayan “Kadınların Deprem Sonrası Hukuk Okuryazarlığının Geliştirilmesi” projesinin uygulanması planlanıyor.

HABERLER barobirlik 16 Kanun Koyucunun İradesine ve Hukuka Aykırı Uygulama Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkını İhlal Eder Son günlerde, Gazeteci Barış Pehlivan hakkında verilen karar ve devam etmekte olan hukuki süreç üzerinden kamuoyunda “örtülü af hali” olarak da nitelendirilen 7456 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’a eklenen Geçici 10. maddenin uygulanmasına dönük tartışmalar yaşanmaktadır. İlgilinin, Geçici 10. maddeden faydalanmak üzere yaptığı başvuru üzerine Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 11.08.2023 tarihinde alınan kararla ilgili hakkında “kamu görevlisine alenen hakaret” suçundan devam etmekte olan kovuşturma nedeniyle aynı Kanun’un 105/A7. maddesi gerekçe gösterilerek, denetimli serbestlik tedbiri uygulanamayacağı yönünde değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, yasama faaliyetlerinin gayesi kamu yararını gerçekleştirmektir. Bu sebeple, kanun koyucunun kuralları günün değişen koşullarına göre değiştirmesi veya bunların bazılarını kaldırması, kamu yararını gerçekleştirme amacına matuftur. Aksi öngörülmediği sürece yeni düzenlemelerin derhal yürürlüğe girmesi ve yeni hukuki sonuçlar doğurması, kamu yararının gereğidir. Hukuki tartışmaların da bu temel unsurlar üzerinden yürütülmesi gerekir. 5275 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 10. madde, bu madde kapsamında denetimli serbestlik tedbirinin hangi hallerde uygulanacağını ayrıntılı olarak düzenlemiş ve aynı kanunun 105/A-7’de zikredilen duruma ilişkin bir istisna da getirmemiştir. Kanun koyucunun güncel ve mevcut iradesi bu yönde oluşmuştur. Gerek farklı kanunlardaki maddelerin gerekse aynı kanun içerisindeki farklı maddelerin birbiriyle çelişmesi ya da uygulamada farklı yorumlara yol açması halinde, genel prensip, sonraki düzenlemenin esas alınacağı ve özel düzenlemenin genel düzenlemeden önce geleceği ilkesidir. Bu genel prensipler, düzenlemenin bir geçici madde olarak hayata geçirilmesinde de aynı şekilde geçerlidir. Anayasa Mahkemesi geçici maddelerin hukuki niteliğine ilişkin şu değerlendirmeleri yapmıştır: (Anayasa Mahkemesi Kararı, E.2000/37, K.2000/14, 15.6.2000 R. G: 30.6.2000, sayı:24095) “…Geçici maddeler genellikle, geçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamını gösteren ayrık hükümleri içerirler. Hukukta genel kural olarak, yasalar, yayınlanmalarından sonraki olaylara ve durumlara uygulanırlar. Bu ilkenin en çarpıcı ayrıklığı, yasalardaki geçici kurallardır. Bu nedenle, yasaların geçici maddeleri ile esas maddeleri arasında farklılık varsa, özel nitelikleri nedeniyle geçici maddeler esas maddeden önce uygulanırlar. Çünkü, yasa koyucu, kuralın ayrıklığında kamu yararı görmüştür. Özel düzenlemenin genel düzenlemeden önce geleceği hukukun genel bir ilkesidir’’. Bu kapsamda, 5275 sayılı Kanun’un Geçici 10. maddesinde belirtilen şartları taşıyan bir kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirinin aynı Kanun’un 105/A-7 maddesi gerekçe gösterilerek uygulanmamasının, kanun koyucunun iradesine ve hukuka aykırı olacağı gibi kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının da ihlali anlamına geleceği yönündeki değerlendirmemizi ilgililerin ve kamuoyunun dikkatine sunarız. Saygılarımızla

HABERLER barobirlik 17 Karaman Barosu’ndan TBB’ye Ziyaret Karaman Barosu Başkanı Av. Oktay Yılmaz, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan’ı ziyaret etti. Karabük Barosu’ndan TBB’ye Ziyaret Karabük Barosu Başkanı Av. Emrah Köklü ve Yönetim Kurulu üyeleri Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan’ı ziyaret ettiler. Görüşmeye TBB Saymanı Av. Gökhan Bozkurt da katıldı. TBB’nin Adı Kullanılarak Düzenlenen Sahte Belgelere Meslektaşlarımızın ve Yurttaşlarımızın İtibar Etmemesini Önemle Belirtiriz Birliğimize iletilen ihbarlar neticesinde, Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) adı kullanılarak sahte belgeler aracılığıyla yurttaşlarımızın tazminat hak ettiği yönünde gerçeğe aykırı bilgiler verildiği ve bu suretle haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Birliğimizin adı kullanılarak gönderilen sahte belgelere, meslektaşlarımızın ve yurttaşlarımızın itibar etmemesi gerektiğini, kendisine bu şekilde yazı veya bilgi ulaşanların Türkiye Barolar Birliği ile irtibata geçmesini ve tarafımızca yasal yollara müracaat edileceğini kamuoyunun bilgilerine sunarız. Saygılarımızla

HABERLER barobirlik 18

HABERLER barobirlik 19 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığında, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta emperyalizmin, bağımsızlık ruhuna yenik düşmesiyle sonuçlanmıştır. Tüm mazlum milletlere umut olan bu eşsiz zaferin 101. Yılında, Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşları ile bağımsızlık için canları ve kanlarıyla mücadele eden kadın erkek her yaştan kahramanlarımızı minnet, rahmet ve saygıyla anıyoruz.

HABERLER barobirlik 20 Ülkemizde hak ve özgürlüklerin teminatı olan avukatların örgütlü gücünü temsil eden bizler, başlangıcında olduğumuz 20232024 Adli Yılı’nı bu sene de kaygıyla karşılıyoruz. Yeni bir adli yılı umutla ve heyecanla değil kaygıyla karşılamamızın sebebi, sadece avukatlara ait meslek sorunu gibi görünen ancak artık ulusal çapta bir hak arama özgürlüğünün ve adalete erişimin de içinde bulunduğu adalet krizidir. Mesleğimizi evrensel insan hakları temelinde ve meslek onuruna yaraşır şekilde icra etmemiz için hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve adil yargılanma hakkı ideallerinin hayata geçirilebilmesi ile savunma hakkına ve avukatlık mesleğine saygı gösterilmesi gerektiği gerçeğinin altını bir kez daha çizme zorunluluğu doğmaktadır İçinde bulunduğumuz yargı sisteminde, avukatların mesleki tecrübeleri artık yasalardan ve hukuka yaraşır uygulamalardan değil, ulusal çapta gittikçe büyüyen bir şiddet sarmalından, kontrolsüzce açılan hukuk fakülteleri sebebiyle maruz kaldığımız ekonomik sömürü halinden ve adaletin geç ya da hiç tecelli etmediği bir yargı sisteminden gelmektedir. Anılan sorunların ortadan kalkması, ulusal çapta bir adalet arayışının olmazsa olmaz ön koşuludur ve bu da avukatların ve avukatlık mesleğinin güçlendirilmesiyle mümkündür. 2023 yılı sonu itibariyle, Yargı Reformu Strateji Belgesi ve buna istinaden hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı’nın uygulama takviminin artık sonuna gelmiş bulunuyoruz. İnsan Hakları Eylem Planı’nda “2.6 Savunmanın Güçlendirilmesi ve Avukatlık Hizmetlerinde Kalitenin Artırılması” başlığı altında yer alan faaliyet hedeflerine ulaşılamadığını üzülerek tespit ediyoruz. Özellikle “Yargıda sosyal devletin bir gereği olarak maddi durumu yetersiz olan kişilere verilen adli yardım hizmetleri için avukatlardan alınan vergi oranı yeniden düzenlenecektir”, “Zorunlu müdafi ücretleri artırılacak ve bu ücretlerin gecikmeksizin ödenmesi için evrakların dijital ortamda tamamlanması sağlanacaktır” ve “Kamu avukatlarının çalışma esaslarına ve özlük haklarına yönelik iyileştirme yapılacaktır” şeklinde dile getirilen hedeflere ilişkin taahhütlerin 2023 yılı kapanmadan yerine getirilmesini avukatların kendileri adına asaleten, savunmasını üstlendikleri yurttaşlar adına vekaleten talep etmek en doğal hakkımızdır. Avukatlık hizmetlerinde kalitenin artırılması hedefine ulaşılabilmesi için ilk atılması gereken adım; hukuk fakültelerine girişte uygulanan yükseköğretim başarı sıralamasının ivedilikle 100 bine, ardından kademeli olarak 75 bine ve 50 bine yükseltilmesidir. Hukuk fakültelerine akreditasyon uygulaması getirilmeli, akredite olamayan fakültelere önce süre verilmeli, süresi içerisinde şartları sağlayamayan fakülteler kapatılmalıdır. Staj eğitimin içeriğini boşaltan yasal düzenlemelerden vazgeçilmelidir. Yeni adli yılda stajyer avukatların statülerinin, kamu avukatlarının özlük haklarının, engelli avukatların en temel haklarının güvenceye kavuşturulduğu; bağımsız avukatlık faaliyetinin önündeki kurumsal ve yapısal engellerin kaldırıldığı, bağlı çalışan meslektaşlarımızın haklarının güvence altına alındığı, meslek alanının genişletildiği; avukata yönelik ekonomik ve fiziki şiddeti engelleyecek mali ve idari önlemlerin alındığı, gerekli düzenlemelerin yapıldığı bir yargı düzenine kavuşmak istiyoruz. Vatandaşların kendilerini hukuki güvenlik içerisinde hissettikleri ülkeleri, diğerlerinden ayıran en temel etmen, bağımsız ve tarafsız bir yargının varlığıdır. Adalet mülkün temeli; adaletin teminatı bağımsız ve tarafsız yargı, adil yargılanma hakkının teminatı ise savunma hakkı ve bağımsız avukatlık faaliyetidir. Yargı bağımsızlığının sorgulandığı, adaletin ya geç tecelli ettiği veya hiç tecelli etmediği bir adli sistemin mülkün temeli olması mümkün olmadığı gibi, savunma hakkına ve avukatlık mesleğine saygı gösterilmeyen bir yargı sisteminden adil yargılanma beklenmesi de mümkün değildir. Hukukun üstünlüğünün tesis edildiği, başta adil yargılanma hakkı olmak üzere hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir hukuk düzeni için savunma hakkına ve avukatlık mesleğine saygının gereklerinin yerine getirildiği bir adli yıl diliyoruz. Saygılarımızla Savunma Hakkına Saygı Adil Yargılanma Hakkının Temelidir

HABERLER barobirlik 21 17 Ağustos Depreminde Hayatını Kaybeden Yurttaşlarımızı Rahmet ve Saygıyla Anıyoruz 17 Ağustos 1999 gecesi ülkemizi yasa boğan büyük felaketin nedeni deprem olduğu kadar hukuksuzluk, denetimsizlik, ihmalkarlık ve rant politikalarıdır. Bu gerçeklerle yüzleşmek konusundaki isteksizlik, 6 Şubat 2023 sabahı çok daha büyük bir felakete uyanmamıza yol açmıştır. Tüm sorumlu makamları kaçınılmaz olan yeni depremlerin benzer acılara yol açmaması için ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde, hukuka ve bilime uygun önlemler almaya davet ediyor, depremde hayatını kaybeden yurttaşlarımızı rahmet ve saygıyla anıyoruz.

HABERLER barobirlik 23 Bir savunmanın, hele de emekten, onurdan ve adaletten yana ise mesleği ile kurduğu ilişki zor ve sancılıdır. Kendisini var eden uğraşına anlam katma arayışı “dava kazanmakla” sınırlı olmayan her savunmanın sınırlarını, hayata dair tercihleri belirler. Bu tercihleri yapabilmek, ısrarlı olabilmek, hayatta konum ve duruş belirleyebilmek için ise referanslara, pusulalara ihtiyaç vardır. Üstelik de soyut ve genel ilkeler de yeterli değildir bu tercihlerde, bir savunman için somut ve pratik örnekler yol göstericidir. Halit Çelenk tüm ömrünü savunmanlık mesleğine adamış meslek üstadımız. Yaşamı boyunca karşılaştığı sayısız zorluklar, türlü tehditler altında savunmanlık mesleğini emekten yana ve onurlu bir biçimde ifa edecek kararlılık, çalışkanlık ve yaratıcılıkta bir rehber. Halit Çelenk’in Türkiye siyasi tarihinin neredeyse bütün önemli davalarında, sıkıyönetim mahkemeleri ile Devlet Güvenlik Mahkemelerinde (DGM) mevcut yargısal pratikleri etkili bir savunma hattı inşa etmeyi başardığını bizlere göstermektedir. Halit Çelenk’in yarım yüz yıl boyunca bu hattı yeniden üretmek için sarf ettiği teorik çaba ve pratik mücadele bizler için bu anlamda yol göstericidir ve gelenek niteliğindedir. Biz savunmanlar bugün mesleğimizi icra ederken karşılaştığımız zorluklar karşısında, işte bu gelenekten güç alıyoruz. Ancak kendisini kıymetli kılan yalnızca mesleğimizin pratik faaliyeti içerisinde oluşturduğu savunma hattı ve mücadele geleneği de değil. Kendisini diğer pek çok savunmandan ayıran bir başka Savunmanlık Mesleğinde Kutup Yıldızımız: Halit Çelenk Av. Özlem ŞEN Halit Çelenk Hukuk Ödülleri Seçici ve Düzenleyici Kurul Üyesi Katkılarından dolayı Serpil Çelenk Güvenç’e ve Kaya Güvenç’e teşekkürlerimle...

HABERLER barobirlik 24 özelliği de yazınsal üretkenliği. Halit Çelenk, cezaevleri ile mahkeme salonları arasında geçen yoğun hayatına yirmiye yakın kitap-eser sığdırarak, bize aynı zamanda savunmanlık mesleğinde yalnızca pratik mücadele ile yetinilemeyeceğini de göstermiştir. Halit Çelenk Hukuk Ödülleri işte bu fikre dayanmaktadır. Halit Çelenk Hakkında Halit Çelenk, 1921 yılında Antakya’da doğdu. O yılların Antakya’sı Birinci Dünya Savaşı günleri. İlkokulu Mektebi Sultani’de okuyan Halit Çelenk, orta ve lise öğrenimini Antakya Lisesinde yaptı. Hocalarının çoğu Fransız ya da Fransa’da eğitim görmüş kişilerden oluşmaktaydı. Sosyal konulardaki derslere daima ilgi duyan Çelenk, ders dışında da okumaya çok meraklıydı. Fransız aydınlanması ve isimlerine olan ilgisi zamanla sol/sosyalist dünya görüşüne doğru evrilmeye başladı. Sınıf arkadaşları Kemal Sülker ve Fethi Atay’la birlikte sosyalizm ile tanıştı. Fethi Atay’ın kütüphanesi sol kitaplar ve Nazım’ın elden ele dolaşan şiirleriyle dolup taşmaktaydı. 1939’da Antakya lisesinden mezun olan Halit Çelenk’i babası ticarete yönlendirmeye çalışsa da kendisi okumak üzere Paris’e gitmek istedi ancak o tarihte Almanya’nın Polonya’ya girdiği haberini alan aile oğullarını yollamaktan vazgeçti. Savaş, İstanbul’la başlayacak yeni bir yaşamın yolunu açmıştı ona. Yüksek öğrenimini yapmak üzere Antakya’dan ayrıldı. Çelenk 1939-40 eğitim yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Alman faşizminden kaçarak Türkiye’ye gelen Swartz, Crosa, Newmark, Hirch, Dobresberger, Fon Aster gibi bilim insanlarıyla bu dönemde tanıştı, onlardan ders aldı. Derslerden kalan zamanını üniversite kitaplığı, halkevleri ve Bab-ı Ali’den elde ettiği kitapları okumakla geçirmekteydi. Bu arada Kerim Sadi ile tanışan Çelenk, O’nun “İnsaniyet Kütüphanesi’ isimli kitaplığından yararlandı ve bu kitaplıktaki Fransızca sol eserlerden çoğunu okudu. Selânik’li bir ailenin kızı olan Şekibe Sayar’la yolları İstanbul Üniversitesi’nin koridorlarında, Hukuk fakültesi sıralarında kesişti. İlerici ve aydınlanmacı bir aileden gelen, okumaya düşkün ve öğrencilik yıllarında maddi zorluklar çeken Şekibe Sayar da Çelenk’in sol/sosyalist görüşlerini paylaşmaktaydı. 67 yıl sürecek olan yoldaşlığa, büyük bir aşk eşlik eder ve 1944’te evlenirler. Avukatlık stajından sonra genç çift, Samsun kentine yerleşir. Samsun’da 1949 yılında ilk ‘sosyalist’ savunmasını yapan Çelenk, Komünizm propagandasından tutuklanan ve 142. maddeden dolayı haklarında dava açılan iki genci savunur, beraat ederler. Yaklaşık on yıl Samsun’da ceza avukatlığı yapan Çelenk, 1960 yılında ailesini de alarak Ankara’ya yerleşir ve 1962’de eşiyle birlikte TİP’e üye olur. O yıllarda partinin en etkin ismi Hukuk Fakültesindeki hocalarından Mehmet Ali Aybar’dır. Artık örgütlü mücadele günleri başlar Şekibe ve Halit Çelenk için. Halit Çelenk, TİP Ankara İl Sekreterliği ve Genel Yönetim Kurulu üyeliği yapar; Şekibe Çelenk ise Ankara Merkez İlçe Başkanı ve Merkez Haysiyet Divanı üyesi olur. Şekibe Çelenk aynı zamanda 1965 milletvekili seçimlerinde TİP’in Yüksek Seçim Kurulu temsilciliği görevini de üstlenir. Çelenk çifti aynı zamanda TİP’in seçimlerdeki radyo konuşmacıları arasında olurlar. Halit Çelenk, 1966 Senato seçimlerinde partinin Adana adayı olur, Çukurova’yı karış karış gezer ve sosyalizmin o dönemdeki adıyla ‘toplumcu görüş’ün propagandasını yapar gittiği her yerde. 1966 Malatya Kongresi sonrasında birçok kişinin ihracı ile sonuçlanan olaylarda TİP’ten ayrılmak zorunda kalan Halit ve Şekibe Çelenk, bu yıldan itibaren mücadelelerini parti dışında sürdürdüler. Devrimci meslek örgütlerinin kurulması, devrimcilerin savunması, ilerici ve devrimci örgütlerde yöneticilik görevleri devam etti. 1963 ve 1965 yıllarında sırasıyla; İlerici Avukatlar Derneği ve Devrimci Avukatlar Derneği’nin kuruluşuna öncülük eden ve yöneticileri arasında bulunan Çelenk, 1976 yılında ise yüze yakın meslektaşı ile birlikte Çağdaş Avukatlar Derneği’ni kurdu. “Çağımızda Hukuk ve Toplum” dergisini çıkardı. Anadolu’da hakkında dava açılan ama avukat bulamayan ya da avukat tutmaya mali durumu elverişli olmayan işçi, öğrenci, dernek üyesi ve yöneticisi devrimcilere hukuk bilgisi sağlamak amacıyla dernek adına “Hazırlık Soruşturması Aşamasında Savunma Hakkı”, “Bildiri Yayınlama”, “Devlet Güvenlik Mahkemeleri niçin kaldırılmalıdır?”, “Toplantılar ve Yürüyüşler” başlıklı broşürler yazdı. 1968 yılında Türk Hukuk Kurumu Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçilen, 22 yıl süreyle başkanlığını Prof. Muammer Aksoy’un yaptığı kurumun ikinci başkanlığını yaptı. 1986’da İHD’nin kuruluş çalışmalarına katıldı ve derneğin onur kurulu başkanlığına seçildi. Ayrıca İnsan Hakları Vakfı’nın da kurucuları arasında yer aldı. Aziz Nesin’in öncülüğünü yaptığı Demokrasi Kurultayı’nın çalışmalarına katıldı ve kurultay yönetiminde ve komisyonlarda yer aldı. Bunların yanı sıra, 1986 yılında kuruluş çalışmalarına başlanan ve program ve tüzüğünün oluşturulması için 23 Haziran 1990’da Ankara’da Hazırlık Kurultayı yapılan Sosyalist Birlik Partisi (SBP)’nin çalışmalarına katıldı. Programdaki sosyalist bakış konusunda çıkan anlaşmazlık nedeniyle bu çalışmalarını sürdürmedi. Çelenk, Nazım Hikmet’in kız kardeşi Samiye Yaltırım tarafından 1991 yı-

HABERLER barobirlik 25 lında kurulan Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliğine getirildi. Bu görevini yaşamının sonuna dek sürdürdü. 1965 yılında, kuruluş çalışmalarına katkıda bulunduğu Türkiye Öğretmenler Sendikası TÖS’ün hukuk danışmanlığına getirildi. Sendikanın Anayasal varlığı ortadan kalkıncaya dek bu görevini sürdürdü. Daha sonra TÖS’ün devamı olan Tüm Eğitim ve Öğretim Emekçileri Birleşme ve Dayanışma Derneği TÖB-DER’in hukuk danışmanlığını yaptı. 12 Mart ve 12 Eylül askeri dönemleri öncesi ve sonrasında, haksızlığa uğrayan, ezilen, sömürülen, işkence gören, tutuklanan, yargılanan işçilerin, öğrencilerin, gençlerin, aydınların, sanatçıların, parti, sendika ve dernek yöneticilerinin davalarında savunmanlık görevi üstlendi. 12 Mart döneminde baktığı sayısız dava arasında, TÖS Davası, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve arkadaşlarının savunulduğu 1. THKO davası, ABD Büyükelçisi Komer’in ODTÜ’de arabasının yakılması olayı davası, 15-16 Haziran Olayları ve bunların ardından açılan DİSK davası, Köy Koop yöneticileri hakkında açılan dava gibi çok sanıklı, büyük davaların yanı sıra Bilim ve Sosyalizm yayınları, Sol Yayınlar gibi bilimsel sosyalizmin eserlerini Türkiye’de ilk kez basan ve bu nedenle 142. maddeden yargılanan Muzaffer Erdost ve Süleyman Ege’nin davaları, bunların yanı sıra Adalet Ağaoğlu, Rasih Nuri İleri, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Metin Demirtaş, Kemal Burkay, Adnan Özyalçıner, Arif Damar, Atilla Aşut, Işık Kansu, Asım Bezirci, Talip Apaydın, Öner Yağcı, Doğan Özgüden, Şiar Yalçın, Cihat Aral, Ayberk Çölok, Aşık İhsani, Melike Demirağ gibi sanatçıların davaları, TİP genel başkanlarından Mehmet Ali Aslan’ın, Mihri Belli’nin davası, TİP yargılanması, Dev Genç, THKP-C, Vahap Erdoğdu ve arkadaşları davası sayılabilir. 12 Mart askeri Cuntası döneminde, Niyazi Ağırnaslı, Erşen Sansal, Kâmil Savaş, Mükerrem Erdoğan, Orhan İzzet Kök, Sadık Akıncılar, Refik Ergün, Muvaffak Şeref, Zeki Oruç Erel, Özden Timurkaynak, Bozkurt Kemal Yücel ile birlikte THKO Davası’nda Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının savunmanlığını yapan Halit Çelenk; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın istekleri üzerine Mükerrem Erdoğan’la birlikte idam gecesi üç gencin yanında bulundu. Deniz Gezmiş ve arkadaşları davası sürerken kendisi ve 10 savunman arkadaşı hakkında, mahkemeye verdikleri yazılı ortak savunmada geçen “önyargı” sözcüğü nedeniyle askeri savcıya hakaret iddiasıyla hakkında dava açıldı. Avukatlar Sıkıyönetim askeri mahkemesi tarafından üçer ay hapis cezasıyla cezalandırıldılar. Dava dosyası Yargıtay aşamasında iken çıkarılan 1974 Af Yasası ile ceza ortadan kalktı. Yine Deniz Gezmiş ve arkadaşları davası döneminde cezaevinde Deniz Gezmiş ile görüşme yapan Çelenk hakkında “ağır cezalı suçu övme” suçundan soruşturma açıldı ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlığınca tutuklanması istendi. Kendisinin ve birçok hukukçunun yaptıkları savunmalar sonucunda hakkında takipsizlik kararı alındı. 12 Eylül’de Devrimci-Yol, TÖB-DER, Türkiye Birleşik Komünist Partisi TBKP (Nihat Sargın ve arkadaşları davası), Türkiye Komünist Partisi TKP, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK, Türkiye Yazarlar Sendikası, Türkiye Devrimci Komünist Partisi TDKP, Partizan, Kurtuluş gibi davalarda da savunmanlık yaptı. MHP ve bağlı kuruluşlar hakkında açılan davaya da müdahil davacı aileleri adına katıldı. Birinci Barış Davası’nda avukat iken ikinci Barış Davası’nda sanık sandalyesine oturdu. 1982 yılında öncülüğünü Aziz Nesin’in yaptığı Aydınlar Dilekçesi’nin yazmanlar kurulunda görev yaptı. Dilekçeyi Kenan Evren’e götüren grubun içinde yer aldı. Dilekçeden ötürü birçok aydınla birlikte, 12 Eylül askeri cuntası tarafından Sıkıyönetim mahkemesinde hakkında dava açıldı. Barış Davası’ndaki ve Aydınlar Dilekçesi olayındaki sanıklıklarının yanı sıra 1982 yılında Ankara Mamak cezaevindeki görüşmesi sırasında TKP davası sanıklarından müvekkili Fethiye Çetin’i cezaevi idaresine karşı isyana teşvikten yargılandı. Evinden alınarak DAL’a götürüldü ve Ankara DGM’de yargılandı, fiziki saldırılara maruz kaldı. Sınıfsız, sömürüsüz bir toplum uğruna, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm savaşımı uğruna verilen zor ama ödünsüz bir mücadeleyle geçen 90 yıllık yaşam, 5 Mayıs 2011’de son buldu. Halit Çelenk Hukuk Ödülleri Hakkında 2014 yılı başlarında Hukuk alanına emek vermiş hocalarımız ve emektar hukuk insanları ile yaptığımız değerlendirmelerde; büyük meslek üstadımızın isminin anılmasının daha üretken bir yolu olup olmayacağını tartışmıştık. 2014 Yılında AST Salonunda yapılan anma töreninde Halit Çelenk’in kızı Serpil Çelenk ve ailesinin de katılımıyla birlikte bir grup hukukçu ve öğretim üyesi ile birlikte Halit Çelenk Hukuk Ödülleri başvurularının açıldığı duyuruldu ve sonrasında yine aynı çalışma grubu tarafından oluşturulan Halit Çelenk Hukuk Ödülleri Düzenleyici Kurulu Ödül Esaslarını açıkladı. İlki 2015 yılında, Çelenk’in aramızdan ayrılış tarihi olan 5 Mayıs’ta vermiş olduğumuz Halit Çelenk Hukuk Ödülleri organizasyonuna dair ilk fikir işte bu değerlendirme sonucunda ortaya çıktı. Halit Çelenk tüm ömrünü savunmanlık mesleğine adamış bir çınar olarak; Sıkıyönetim mahkemelerinde başlayan savunma hattını, DGM’lere, DGM’lerden günümüzün Özel Yetkili Mahkemelerine kadar

HABERLER barobirlik 26 getiren, TCK 141-142. maddelerden başlayarak Terörle Mücadele Yasası’na uzanan yasalara karşı verdiği teorik ve pratik mücadeleyle savunmanlık mesleğinde mücadele geleneği oluşturan bir çınar. Biz savunmanlar olarak bugün mesleğimizi icra ederken işte bu gelenekten besleniyor ve her gün kendisinden yeni bir şey öğreniyor ve görüyoruz. Çelenk’in hayat hikayesini özetlerken özel olarak Hukuk Ödülleri fikrine ilham olan üretkenliğinden ve yarattığı eserlerden bahsetmiştik. Yoğun yaşamına, ceza evleri ile mahkeme salonları arasında geçen hayatına yirmiye yakın kitap-eser sığdırabilmiş bu üretken insanın, bizlere göstermek istediği savunmanlık mesleğinde yalnızca pratik mücadele ile yetinilemeyeceği idi. İşte Halit Çelenk Hukuk Ödülleri bu sebeple her alandan bilim insanının veya meslekten hukukçularının ürettiği eserleri kabul ediyor ve Halit Çelenk’in işaret ettiği bu alanı güçlendirmek adına ödüllendiriyor, alandaki üretkenliği teşvik etmeye çalışıyor. Bu anlamda ödül organizasyonunun temel motivasyonu “hukuk mücadelesi doğrultusunda, toplumsal ilişkiler ile hukuk arasında bağlantı kuran eserlerin üretilmesini” teşvik etmek fikridir. Bu nedenle hukukçularla sınırlı tutulmayan başvurular, farklı alanlar ile hukuk arasında bağlantı kuran tüm disiplinlere; uzmanlar ve akademisyenlerle birlikte öğrencilere de açıktır. İlki 2015 Yılında verilen ödül organizasyonumuz bir süredir Türkiye Barolar Birliği’nin destek ve katkıları ile verilmeye devam edilmektedir. Hali Hazırda Düzenleyici ve Seçici Kurul; Öğretim üyeleri, Prof. Dr. Korkut Boratav, Dr. Öğretim Üyesi İlker Kılıç, Avukatlar; Av. Gürkan Altun, Av. Barış Aybay, Av. Özlem Şen, Av. Ümit Altaş, Halit Çelenk’in kızı Serpil Çelenk Güvenç ve Anayasa Mahkemesi eski raportörü Ali Rıza Aydın’dan oluşmaktadır. Başlangıcından bu yana Düzenleyici ve Seçici Kurul’da birlikte çalışma şansına erişebildiğimiz aramızdan ayrılan Prof. Dr. Rona Aybay ile meslek üstadımız Av. Erşen Sansal’ı saygıyla anmaktayız. Yine Kurulun eski üyeleri arasında Prof. Dr. Ali Murat Özdemir, meslektaşlarımız Av. Bilgütay Hakkı Durna ile TBB eski Başkan Yardımcısı Av. Başar Yaltı bulunmaktadır. 2024 yılında 10. su verilecek olan Halit Çelenk Hukuk Ödülleri’ne bugüne kadar yüzlerce eser sahibi başvuru yaptı. Bu eserler özenle arşivlendi. Seçici Kurul Ödül alamayan bir kısım eser sahibine geri bildirimlerde bulundu; ödül alanlarla ise her yılın 5 Mayıs’ında yapılan Halit Çelenk Hukuk Ödülleri Töreniyle buluştu ve ödüllerini takdim etti. Bu törenler yalnızca ödül sahiplerine ödül takdim töreni olmasının dışında o yılın güncel hukuki sorunlarının tartışılması amacıyla da anlamlı buluşmalar haline geldi. Ödül alan bir kısım eser Halit Çelenk’in anısına ailesi tarafından yönetilen http://www.halitcelenk. org sitesinde yayımlandı. Söz konusu site üzerinden ödül organizasyonumuz ve eserler hakkında ayrıntılı bilgi almak mümkündür. Dergimizin bu sayısında sizlerle ödül alan bir kısım makaleyi paylaşacağız. Ancak 9 yıllık süreç içerisinde Büyük Ödül olan Halit Çelenk Hukuk Ödülünü alan isimleri burada sizlerle yeniden paylaşmak isteriz; Dönem, 2015 Yılı Ödülü; Prof. Dr. Yaman Akdeniz – Dr. Kerem Altıparmak, “İnternet ve İfade Özgürlüğü Konulu Çalışmalar- Twitter ve YouTube Erişim Engelleme Kararlarının Kaldırılması Başvuruları” Dönem 2016 Yılı Ödülü; Cangül Örnek’e ait “Türkiye’nin Soğuk Savaş Düşünce Hayatı – Anti Komünizm ve Amerikan Etkisi” isimli kitap Dönem 2017 Yılı Ödülü; Fatih Yaşlı’ya ait “Türkçü Faşizmden “Türk-İslam Ülküsü” Süreyya Algül’e ait “Türkiye’de Sendika Siyaset İlişkisi – DİSK Örneği” isimli kitaplar Dönem 2018 Yılı Ödülü; M. Murat Öngel’e ait “Anayasa’nın Eksiksiz, Tastamam Uygulanması”: Türkiye İşçi Partisi’nin Anayasa Mahkemesi’nde Açtığı İptal Davaları (1963 – 1971) Özge Demir’e ait “Uygulamada Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu” isimli makaleler Dönem 2019 Yılı Ödülü; Kasım Akbaş’a ait ‘Sınıf Mücadelesi ve Hukuk’ Ezgi Nur Türkoğlu’na ait ‘Türk Hukukunda Yeni Bir Özelleştirme Yöntemi – Türk Varlık Fonu’ isimli makaleler Dönem 2020 Yılı Ödülü; Barış Pehlivan ile Barış Terkoğlu’na ait “Metastaz” isimli kitap Dönem 2021 Yılı Ödülü; DİSK Araştırma Merkezi tarafından yayına hazırlanan ve Editörlüğünü Aziz Çelik’in yaptığı “DİSK TARİHİ Kuruluş-Direniş-Varoluş, 1. Cilt (19671975)” isimli kitap Dönem 2022 Yılı Ödülü; Zafer Aydın’a ait “İşçilerin Haziranı: 15-16 Haziran 1970” isimli kitap Dönem 2023 Yılı Ödülü; Serdar Ünver’e ait “Negatif Din Özgürlüğü” isimli kitap Seçici Kurul Büyük Ödül dışında Seçici Kurul Özel Ödülü, Akademik Destek Ödülü, Teşvik Ödülü ve Mansiyon kategorilerinde pek çok esere ödül vermiş bulunmaktadır. Özel ödül alan eserler şu şekildedir. 2018 Yılı Seçici Kurul Özel Ödülü; Toplu Başvuru- İsmet Akça- Süreyya Algül-Hülya Dinçer-Erhan Keleşoğlu-Barış Alp Özden; OHAL KHK’larının Yasal Mevzuat Üzerindeki Etkileri isimli makale 2019 Yılı Seçici Kurul Özel Ödülü üç ayrı kitaba verilmiştir. Söz konusu kitaplar;

RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1