E-Barobirlik Dergisi Sayı 36 Ağustos 2018

MAKALE barobirlik 13 İttihat ve Terakki ’ nin Selanik ve Manastır başta olmak üzere sivil örgütlenmesi, Üçüncü Ordunun bazı unsurlarının dağa çıkışı, 23 Temmuz 1908 ’ de 2. Meşrutiyet’in ilanını, olayların içinde bulunmuş dönem tanığının kaleminden okumak hiç kuşkusuz sizlere de ilginç gelecektir. Anıların en etkileyici, hüzünlü ve trajik kesitini 1912 Balkan bozgunu- na ilişkin bölümler oluşturuyor. Ordunun eğitim ve donanım eksik- liğinin siyasallaşmayla bozulan hi- yerarşinin, sevk ve idare zafiyetinin yol açtığı milli felaketin boyutları yüzyıl sonra bile yüreğinizi yakıyor. Göz açıp kapayıncaya kadar geçen kısa sürede beş yüzyıllık vatanın kaybı, uğranılan askeri felaketin büyüklüğü, sivillerin maruz kaldığı etnik temizliğin dehşet verici bo- yutları yaşananların tanığının kale- minden sizi o uğursuz 1912 yılına götürüyor. Vatan kaybetmenin hüznü, bozgu- nun yarattığı kolektif travma, ikmal düzeni altüst olmuş, aç kalmış bir ordunun ricatı, galiplerin akıl almaz vahşeti, Meh- metlerin o koşullarda bile hiç kaybetmediği asaleti hiç kuşkusuz gözlerinizi yaşartacaktır. Mehmet Ali Bey’in, boz- gun ve geri çekilişe ilişkin iki paragrafıyla sonlandıra- lım yazımızı: “Biz Bekir’in karargâhına giderken dört asker bir hendek içine oturmuşlar, sessiz sedasız duruyorlar- dı. Bu Mehmetlere selam verdik, burada niçin otur- duklarını sorduk. “Eceli- mizi bekliyoruz” dediler. Hakikaten de bunlar hen- dek içerisinde ecellerinden başka ne bekleyeceklerdi? Bu gibi halleri göre göre artık alışmıştık. Garp Or- dusu’nun dağınık kalmış askerlerini doyurmak kudreti kimsede yoktu.” “Ben bir gün sonra Bekir Bey’in ka- rargâhından, kendi karargâhıma atla dönerken, gidişimizde hendek içinde oturan dört askerin, aynı hendek içinde baş başa vermiş hal- de ölmüş olduklarını gördüm. Türk Ordusunun namusunu korumak için bu uzak diyarlarda Mehmetçik- ler, kimsenin malını yağma etme- den, haysiyet ve namusları uğruna açlıktan ölüyorlardı.”

RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1